
Aslında bu yazıyı dün yazmalıydım. Glee'nin ilk bölümünü ve sonraki 4 bölümü daha arka arkaya izledikten sonra. Bir ara twitter'da görmüştüm, sonra Golden Globe'da adaylıkları olduğunda ve ödül aldıklarında daha bir dikkatimi çekti... Sonra evde yapacak bir şeyim olmadığı için geçen gün ilk bölümünü indirdim. Sonra dediğim gibi 2 günde yaklaşık 45 dk'lık 8 bölümü evde olduğum zamanlarda gözümü kırpmadan izledim.
Konusu kısacası şu,
Ohio'da bir lisede glee denen öğrenci topluluğu okulun ispanyolca hocası tarafından tekrardan faaliyete geçer.(Hoca aynı zamanda 15 sene önce o lisede okumuş,ve glee club'ta başarılar kazanmıştır).(Ayrıca, Glee club'ta ne yapıyorlar ne diye soracak olursanız ki ben sordum ve araştırdım (google it.!) genelde günümüz şarkılarının öğrenciler tarafından coverlanması ve küçük dans koreografileriyle süslenmesiyle "regional" yarışmalara katılıyorlar anladığım kadarıyla. Tam bir kumpanya değil yani. )
Başrolde küçüklüğünden beri şarkı söyleyen, irite edecek kadar hırslı ve okulda bir okadar da " loser" takımında yer alıp aşağılanan ama harika bir sesi olan Rachel, Abercrombie mankeni olduğundan şüphelendiğim Finn ve inanılmaz güzel bir sesi ve dans yeteneği olan kumral, yakışıklı ispanyolca öğretmeni Will var.
Tabi ki bunlarla kalmıyor.. Küçüklüğünde b.k çukuruna itildiği için hastalık derecesinde ( yiyeceği üzümü bile silen) bir rehberlik öğretmeni Emma, son derece güçlü, çevik, zeki ve ukala cheerleader koçu Sue, tam bir little gay trendsetter olan Kurt-çöpe atılmadan dediği cümle hala gülümsetiyor beni " Please, it's 2010 Marc Jacobs" -( keşke öyle bir arkadaşım olsa-evet her kız bir gay arkadaş ister), ve diğerleri...
Amaaaaaa beni en çok gülümseten ve insanı mutlu eden ise coverlanan şarkılar. Zaten oldum olası değişik şekilde yorumlanan şarkıları hep sevmişimdir. "Pixie Lott-Poker Face, dinleyin". Söylenen şarkıların da daha yeni olması dikkat çekiyor. Neler mi var..? Take a Bow, No Air, Single Ladies, Halo, It's My Life, Walking On Sunshine, You Keep Me Hanging On...
Şu ana kadar 8 bölüm izledim.. Özellikle 8. bölümde Will'in, Emma önünde "Thong Song" da dansı inanılmaz güzeldi.. :)
Ve tabiki klasik "I'm popular, let's humiliate the others" mantığı da yok değil.. "Nerd,loser" gördüklerini çöpe atmalar ya da yüzüne içecek fırlatmaları klasik amerikan lise gençlik dizilerinde gördüğümüz sahneler.. Hayır ben bunu hiç anlamıyorum bunlar da mal gibi bakıyor, e bir şey yapmazsan tabi ezik derler.. Resmen kabullenmişler diğer tarafta olduklarına.. Sonra alıyorlar eline tabanca, tüfek okul basıyorlar.. E normal kardeşim manyak olur tabi çocuk baştan kabulleniyor kaybettiğini napsın..
Piuuu nası konu saptı belli değil...
Kısacası "Glee" şu zamana kadar izlediğim en güzel gençlik dizilerinde rahat ilk 3 e girer..
1.si? tabiki dawson's creek... I don't wanna wait foreveeeer for our lives to be oveeeeeeer nınınınını....
Kesinlikle izleyin tavsiye ederim... Afiyet olsun... :)